Skip to main content

Posts

Showing posts from September, 2010

Sosyal Girişimcilik - Haiti örneği

12 Ocak 2010'da akşam saat 5'de Haiti'de büyük bir deprem oluyor. O gece haberi izleyen Kızılhaç yetkililerinden biri, ABD'de sabah uyanan insanların duyacakları ilk haberin bu olacağını biliyor ve birşeyler yapmak isteyecek olan kişiler için bir formul üretiyor. 90999 numaralı telefona haiti yazan bir SMS gönderdiklerinde, Haiti'ye ulaşacak 10 dolar para bağışlamış olacaklar. Bu fikri ve işin alt yapısını bir gecede hazırlayıp sabaha yetiştiriyorlar. Sabah da yapılan kampanyayı sirküle etmeye başlıyorlar. Fikir sayesinde birkaç yüz bin dolar, hatta iyi gidersen milyon dolar yardım bile toplayabiliriz diye düşünüyorlar. Kampanyaya sosyal medya hızlı şekilde destek veriyor. Sosyal medyada bu kadar çok yayılan bir konuya tabi ki geleneksel medya da yer vermeye başlıyor. Bunların bir sonucu olarak 3 milyondan fazla Amerikalı cep telefonuyla 10 dolar bağış yapıyor. Haiti deprem mağdurları için kısa bir sürede 30 milyon dolardan fazla bağış toplanıyor.
Her ne kadar depr…

Çevremizdeki Fırsatları Görebilmek

Tina SEELIG, What I Wish I Knew When I Was 20 adlı kitabında öğrencilerine bir ödev veriyor. Öğrenciler 4 - 6 kişilik gruplar oluşturuyorlar. Toplamda da 14 takım var. Her takım içinde sadece 5 dolar olan bir zarf alıyor. Takımların Çarşamba akşamından Pazar gecesine kadar zamanları var. İstedikleri kadar düşünebilir, plan yapabilirler. Fakat yatırımları olan zarfı açtıkları andan itibaren sadece 2 saatleri var. Amaç zarfın içindeki 5 doları en yüksek değere ulaştırmak. Bu sayede fırsatları tanımlama ve değer yaratma üzerine düşünebilecekler. Pazartesi sabahı her takım 3 dakika sunum yapacak. Ne iş yaptıklarını, nasıl para kazandıklarını anlatacaklar.

Bu durumda siz ne yapardınız? Elinizde 5 dolar varsa sizce 2 saatte ne kadar para yapabilirsiniz?

Takımlar acaba ne kadar kazandılar? Tahminleriniz nedir? 50 dolar mı? 100 dolar mı? 
En fazla kazanan takım Pazartesi sınıfa 650 dolar para ile gelmiş. Bütün takımların ortalama kazançları ise 200 dolar.

En çok para kazanan takımlar 5 dola…

Akıncı Ruhlar

Metin ol oğlum gazozcu
Dökülen gazoz
Kırılan gazoz şişesi olsun
Zararın hadi bilemedin
Üç buçuk lirayı bulsun
Bir hafta dişini sıkar
Daha çok çalışırsın
Yeter ki akıncı ruhun bozulmasın
Teşebbüs gücün azalmasın
Rockfeller de böyle zengin oldu
Çalışan kazanır oğlum gazozcu...

Melih Cevdet Anday

Girişimcilere 7 küçük öneri

Öneri 1: Küçük olun

Her sektörde büyük firmalar vardır. Fakat büyük firmalar müşterilerine yeterince ilgi göstermezler, gösteremezler. Siz her müşterinizi ismi ile tanıyın. Büyük rakipleriniz enerjilerini içsel problemlerini çözmek için harcarken siz müşterilerinizle ilgilenin, pazarlama yapın. El yazınız ile hayırlı olsun veya güle güle kullanın yazmanız bile fark yaratacaktır.

Öneri 2: Seyahat edin

Dış pazarlarda neler oluyor takip edin. Google alert kullanın ve Uzak doğudaki fuarlardan haberdar olun. Paranız varsa gidip keşfedin, paranız yoksa bavul ticareti yaparak masraflarınızı çıkarın.
Çin, Hindistan ve büyüyen diğer pazarları yakından gözlemleyin bu pazarlar Türk girişimcileri için büyük fırsatlar barındırıyor.
Ufak da olsa bir ayağınız yurt dışında olsun. Hiç beklemediğiniz fırsatlar her an karşınıza çıkabilir.
Ajda Pekkan modeli hala başarılı oluyor.

Öneri 3: Akıllı çalışın

Bir çok yeni kurulan şirket öncelikle birim maliyetlerine odaklanır. Halbuki beyaz t-shirt deneyi…

Benim cebimden çıkmıyor ki

Şuanda askerdeyim ve her sabah güne hem kötü hem de iyi başlıyorum. Sabahları sakal tıraşı olurken 16 musluk olan tuvalette bütün musluklar sonuna kadar açık şekilde insanlar tıraş oluyor. Bu sahne her sabah morali bozmaya yetiyor. Mutlu eden kısım ise her gün bir yanımdaki adamı uyarıyorum. Suyu hoyrat kullanmasın diye. Refleks midir bilmem hepsi ilk önce suyu kısmayı (kapatmak demiyorum, sadece debisini azaltmak) reddediyor. Niye kısmıyorsun deyince de benim cebimden çıkmıyor ki diyor. Ama senin çocuklarına az su kalacak, belki yaşlanınca bir şişe suya 10 ekmek parası vereceksin diyorum. Abi o zamana kim öle kim kala diye cevap alıyorum. Biraz daha uğraşınca o su kısılıyor. İşte o zaman günde 10 litreden adam başı yılda 3 ton su tasarrufu sağladım diye seviniyorum. Bugün Hürriyet IK'daki Kızılderili atasözü de tam üzerine geliyor konunun: Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.
İş için gittiğim b…